Sanayi devriminden sonra atmosfere salınan insan kaynaklı sera gazlarının miktarlarının artmasıyla sera etkisi kuvvetlenmiş ve küresel ısınma süreci başlamıştır. Bu ısınma süreci; iklimi oluşturan rüzgâr, yağış ve buharlaşma gibi etmenlerde uzun süreli ve önemli değişikliklere neden olmakta; sonuçta iklim değişiklikleri yaşanmaktadır. İklim değişikliği hayatın her alanı gibi ekonomik yapıyı da önemli ölçüde etkileyecek; tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde ciddi değişimler görülecektir. Bu değişimden hizmet sektörü altında yer alan ve ekonominin temel dinamiklerinden olan turizm de etkilenecektir.
Turizm, mevsimsel dalgalanmaların
yaşandığı, olumlu iç ve dış gelişmelerden yavaş, olumsuz iç ve dış
gelişmelerden ise çok çabuk etkilenen kırılgan bir sektördür. Dolayısıyla iklim değişikliği nedeniyle meydana gelecek
olumsuzluklar karşısında talebin tepkisi çok sert düşüşler şeklinde olacaktır.
Turizm sektörü, hizmetler sektörü içinde
yer almakla birlikte, taşıdığı özellikler nedeniyle diğer sektörlerle de yakın
bir ilişki içindedir. Yerli ve yabancı turistlere satılan mal ve hizmetler,
tarım, hayvancılık gibi çok sayıda sektör tarafından sağlanmaktadır. Bu nedenle
iklim değişikliğinin turizme doğrudan etkilerinin yanı sıra turizme mal ve
hizmet tedarik eden diğer endüstrilerde meydana gelecek değişiklikler yoluyla
dolaylı etkileri de mevcuttur.
Sektörel üretimin temel hammaddesi,
ülkenin doğal, tarihi, folklorik ve kültürel değerleri olduğundan, turizmde
serbest malları değerlendiren bir üretim yapısı söz konusudur .İklim
değişikliğinin etkileri doğrudan sektörün temel hammaddelerini etkileyecek ve
şuanda sektör açısından son derece önemli olan bu serbest malların
verimliliğini düşürecektir.
İklim değişikliğinin turizm üzerine
etkileri bölgesel konumlara göre farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır. Bu
etkilerin çoğu çevresel sistemlerde artan stres biçiminde dolaylı olarak
görülmektedir. En önemli etkileri deniz seviyesindeki yükselme sonucu küçük ada
ülkelerinde görülecektir. Bunun yanında iklim değişikliği sonucu dünyanın pek
çok bölgesi için salgın hastalık riski öngörülmektedir.
Bu
da turizmin kırılgan yapısı nedeniyle dünya turizm hareketleri için çok önemli
bir tehdittir.
Ülkemizi her yıl ortalama 20 milyon insanın ziyaret ettiği, 30
milyonun hedeflendiği, 10 milyar doların üzerinde gelir elde edildiği ve
sektörde binlerce insanın istihdam edildiği göz önüne alındığında sektörün
geleceği açısından konuya gereken önemin verilmesi ve üzerinde daha fazla
çalışılması gerektiği düşünülmektedir.
.jpg)