15 Nisan 2015 Çarşamba

TURİZMDE İKLİM ETKİLERİ




 Sanayi devriminden sonra atmosfere salınan insan kaynaklı sera gazlarının miktarlarının artmasıyla sera etkisi kuvvetlenmiş ve küresel ısınma süreci başlamıştır. Bu ısınma süreci; iklimi oluşturan rüzgâr, yağış ve buharlaşma gibi etmenlerde uzun süreli ve önemli değişikliklere neden olmakta; sonuçta iklim değişiklikleri yaşanmaktadır. İklim değişikliği hayatın her alanı gibi ekonomik yapıyı da önemli ölçüde etkileyecek; tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde ciddi değişimler görülecektir. Bu değişimden hizmet sektörü altında yer alan ve ekonominin temel dinamiklerinden olan turizm de etkilenecektir.
      Turizm iklime ve hava durumuna bağımlı bir sektördür. Turistlerin çoğunluğu genellikle tatillerini yüzerek, güneş banyosu yaparak ve değişik yerleri gezerek geçirmek isterler. İklim değişikliği ve turizm arasında iki yönlü ilişki mevcuttur.Tüm insan kaynaklı aktivitelerde olduğu gibi turizm aktiviteleri sonucunda da atmosfere sera gazları salınır. Bu gazlar atmosferde ısınmaya ve soğumaya neden olurlar. Fakat ısınma etkisi daha kuvvetlidir. Isınan atmosfer iklimleri değiştirmekte, dünyanın ısınmasına ve deniz seviyesinde yükselmeye neden olmakta ve uç hava olaylarının görülme sıklığını arttırmaktadır. Turizm sektörü de bu değişikliklerden doğrudan veya dolaylı olarak etkilenmektedir. Turistik bölgelerin çok ısınarak turizm faaliyetlerine elverişsiz hale gelmeleri, deniz seviyelerindeki yükselmeler nedeniyle plajların sular altında kalması, kıyı ekosistemlerinin bozulması, aşırı yağışların ve sellerin turizm faaliyetlerini engellemesi doğrudan etkiler arasında sayılabilir. Isınma etkisinden dolayı yaz sezonu uzayıp turizm talebi artabilir, fakat bu uzun vadede daha da fazla çevre sorununu ve ısınma etkisini beraberinde getirecektir. Kuraklığa bağlı olarak oluşacak su stresi ve temiz suya erişilememesiyle ortaya çıkacak salgın hastalıklarla aşırı sıcaklardan kaynaklı hastalıklar ise dolaylı etkileri oluşturmaktadır. Sonuç olarak turizm merkezleri, turizm sezonu, turist sayıları ve turizm talebi değişmektedir.
      Turizm, mevsimsel dalgalanmaların yaşandığı, olumlu iç ve dış gelişmelerden yavaş, olumsuz iç ve dış gelişmelerden ise çok çabuk etkilenen kırılgan bir sektördür. Dolayısıyla iklim değişikliği nedeniyle meydana gelecek olumsuzluklar karşısında talebin tepkisi çok sert düşüşler şeklinde olacaktır.
      Turizm sektörü, hizmetler sektörü içinde yer almakla birlikte, taşıdığı özellikler nedeniyle diğer sektörlerle de yakın bir ilişki içindedir. Yerli ve yabancı turistlere satılan mal ve hizmetler, tarım, hayvancılık gibi çok sayıda sektör tarafından sağlanmaktadır. Bu nedenle iklim değişikliğinin turizme doğrudan etkilerinin yanı sıra turizme mal ve hizmet tedarik eden diğer endüstrilerde meydana gelecek değişiklikler yoluyla dolaylı etkileri de mevcuttur.
      Sektörel üretimin temel hammaddesi, ülkenin doğal, tarihi, folklorik ve kültürel değerleri olduğundan, turizmde serbest malları değerlendiren bir üretim yapısı söz konusudur .İklim değişikliğinin etkileri doğrudan sektörün temel hammaddelerini etkileyecek ve şuanda sektör açısından son derece önemli olan bu serbest malların verimliliğini düşürecektir.
      İklim değişikliğinin turizm üzerine etkileri bölgesel konumlara göre farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır. Bu etkilerin çoğu çevresel sistemlerde artan stres biçiminde dolaylı olarak görülmektedir. En önemli etkileri deniz seviyesindeki yükselme sonucu küçük ada ülkelerinde görülecektir. Bunun yanında iklim değişikliği sonucu dünyanın pek çok bölgesi için salgın hastalık riski öngörülmektedir. Bu da turizmin kırılgan yapısı nedeniyle dünya turizm hareketleri için çok önemli bir tehdittir.
 Ülkemizi her yıl ortalama 20 milyon insanın ziyaret ettiği, 30 milyonun hedeflendiği, 10 milyar doların üzerinde gelir elde edildiği ve sektörde binlerce insanın istihdam edildiği göz önüne alındığında sektörün geleceği açısından konuya gereken önemin verilmesi ve üzerinde daha fazla çalışılması gerektiği düşünülmektedir.